#24 Pazarlama Öldü

#24 Pazarlama Öldü

Muhtemelen bir pazarlama bülteninde ilk ve son kez bir cenaze haberi okuyacaksınız.

Yaz sıcağı. Bu sıcakta da ölünmez ama artık bu kadar dayanabildi.

Ortalık, narsist bir ünlüyü kıskandıracak kadar kalabalık.

Evet, pazarlama öldü.

Tüm pazarlamacılar, satın almacılar, kurumsalcılar, ajans çalışanları ortamda boy gösteriyor. Bu konuda söyleyecek bir şey arayan LinkedIn tilkileri, çoktan promt’larını yazmışlar, ChatGPT’den bu konudaki fikirlerini bekliyorlar.

Cenazeye şirket araçlarıyla giriş yapan CMO’lar böyle bir etkinlikte vale olmamasını şaşırmaktalar. Ajansların çoğu iş yoğunluğunu bahane ederek kendileri yerine çelenklerini göndermişler.

Ortalıkta ruhani yoğun bir sis var. Sanki pazarlamanın ruhu son kez aramızda dolaşıyor. Fakat sonrasında bunun katılımcıların elinden düşürmediği vape cihazlarından kaynaklandığı anlaşılıyor.

Arkalarda “Ay şimdi departman mı kapatılacak?” diye endişelenen juniorlar var.

Onları, cenaze sonrası taziye diye planlanan ödül törenini, after party sanıp overdressed gelen ablalar ve abiler teselli ediyor. Gözler gelenleri değil, gelmeyenleri arıyor. PR ajansları ise durumu yönetmeye çalışıyor. “Öğlen değil de ikindi gibi kaldırılsa basın da gelirdi.” diye hayıflanıyorlar. Katılamayan influencer’lara, oradaymışlar gibi görünecekleri story’ler çekiyorlar.

Etrafta küçük gruplar halinde toplananlar dikkat çekiyor.

Satın almacılar, “Medya basalım” ablalar, “Rakip ne yapmış” bakalımcılar, “AI’la halledilmiyor mu” C level’lar. Kurumsal renklerine uygun giyinen ekipler, Pink Floyd’un The Dark Side of the Moon albüm kapağından çıkmışçasına kusursuz bir harmoni yaratıyor.

Ardından tören başlıyor, bir ses giriyor devreye, pazarlamanın neden öldüğünü anlatıyor.

Ipsos ve pazarlama eğitmeni Mark Ritson, 1200’ü aşkın pazarlamacıya 4P nedir, penetrasyon nedir, segmentasyon ne demektir gibi temel pazarlama soruları soruyor.

  • Testi geçen profesyonel pazarlamacıların oranı %35. Profesyonel pazarlamacıların %65’i temel pazarlama bilgilerini içeren bu testi geçemiyor. İlginç olan, teste tabi tutulan pazarlamacıların %84’ü, kendisini ortalama bir pazarlamacıdan daha üstün görüyor.

  • ⅔’ü, nitel-nicel araştırma ayrımını yapamıyor, %40’ı konumlandırmayı tanımlayamıyor.

  • Temel başarı-başarısızlık ayrımı ne cinsiyette, ne yaşta, ne de deneyimde ortaya çıkıyor. Tek fark, temel eğitimini pazarlama alanlarla, farklı bir eğitim alıp pazarlamacı olanlar da çıkıyor.

  • Temel pazarlama eğitimi alanların %40’i testi geçebilirken, pazarlama eğitimi almamışlarda bu oran sadece %9’da kalıyor.

 

Araştırmacı Mark Ritson, “Temel muhasebe eğitimi almamış birine muhasebede görev veremezsiniz ama pazarlamada bu geçerli değil” diye de ekliyor.

Son olarak pazarlamacıların karar almada %60’ı stres ve baskı hissederken, eğitim geçmişinde pazarlama olmayanlarda bu oran daha yüksekte kalıyor.

 

Bizim gibi gelişmekte olan, daha doğrusu bir türlü gelişemeyen pazarlarda ise testin sonuçları daha da kötü sonuçlar veriyor. Üstelik MBA yapmak da bunu çoğu zaman kurtarmıyor.

 

AI sebebiyle işini kaybetme endişesi duyanların oranı aynı araştırmada %54.

 

Belki pazarlamayı öldürmeyeceğiz ama pazarlamacıların büyük bölümünün ölümüne şahit olacağız.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir